TSL 10. HAFTA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TSL 10. HAFTA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ekim 2009

ARDA VE CRİSTİAN YIRTTI !!!!


Ve PFDK derbinin faturasın kesti.

100 yıllık derbi ne hale geldi arkadaş!!! Artık maç kadar beklenen başka bir şey var: Maç sonu kesilecek cezalar.
Fenerbahçe iki maç seyircisiz oynayacak.

Keita ve Bilica'ya ise 3 er maç cezalı.
Tahmin

Fenerbahçe bir hafta İzmir'e gider.

Keita Bucassor maçıyla bir maçını tamamlamış oldu. (Yalnış harılamıyorsam 4 sarıdan bir hafta ekstra cezası var Keita'nın)

Fenerbahçe Bilica'ya itiraz eder ve cezayı iki haftaya indirebilir.

Peki Arda ve Cristian ortalığı karıştıran adamlar nasıl yırtar anlamadım.

Tahmin

Arda'nın son karşılaşmada aldığı ceza bu maçta onu ve Hasmını kurtardı.

26 Ekim 2009

EL CLASICO TÜRKİYE ' DE !!!


Haftalardır beklenen maç oynandı ve bitti ama sonuç birçok kişiyi şaşırtmadı sanırım! Dün gece oynanan maçtan önce birçok tartışılan konu vardı, Galatasaray'ın hücum hattı çok tehlikeli, Çok etkili oyunculara sahipler. Bu kez sonuç farklı olacak.Fenerbahçe' de Alex oynasa bile 2 haftadır antreman yapmıyor. Ne kadar etkili olabilir ki. Rijkard takımı maçlardan önce kampa sokmuyor Bu sayede GS lı oyuncular strese girmiyor. Rijkard bundan daha yüksek gerilimli maçlara çıktı ve bu maçta takımı daha iyi hazırladı vs vs...
Galatasaray'ın bu sene hazırlattığı mor forma ile birlikte haftalar öncesinden yeni bir polemik başlamıştı.Tüm Fenerbahçe taraftarları Galatasaray'ın Kadıköy'e mor forma ile gelmesini istiyordu.Hatta ilginçtir bazı Galatasaray taraftarlarıda bu oluşumu destekliyordu!!!Hatta maçtan birkaç gün önce tüm medyada Galatasaray'ın maça mor forma ile çıkacağını yazıyordu.Eee Fenerbahçe taraftarıda hazırlıklara başlamıştı:)

Maçtan 1 gün önce Galatasaray parçalı forma ile maça çıkacağını bildirse de hazırlıklar tamamdı ve geri dönüş imkansızdı:)

Herkes bir şeyler konuştu, anlattı ama maç saati gelmişti artık,daha oyuncular ısınırken çıkan gerginlik maçın ne kadar diken üstünde geçeceğinin göstergesiydi.Maç başladı ve daha maçın ilk dakikasında Emre 'nin müdahalesinde Baros sakatlandı eski sabıklaları dolayısıyla benle birlikte maçı izleyen Galatasaraylı ve Fenerbahçeli arkadaşlarımdan hiçbiri Baros'un gercekten sakatlandığına inanmadı. Maçtan sonra öğrendik Baros'un sol ayak tarak kemiğinde 2 kırık tespit edilmiş, kendisini pek sevmem ama gerçekten çok üzüldüm inşallah en yakın zamanda yeşil sahalara döner.

Bu maçta fark yaratacak eşleşmeler Alex-Mustafa Sarp , Kazım-Servet ve Gökhan,Roberto Carlos-Keita , Arda - Gökhan idi. bu 4 eşleşmede galip gelen takım skorada yansıdığı gibi Fenerbahçe oldu.Benim bir Fenerbahçeli olarak Galatasaray'da en çekindiğim oyuncu Keita idi. Ben Wederson'la orayı kitleyip Santos'la hücum edeceğini sanıyordum ama Daum Carlos-Wederson ikilisini o sol kanada koyarak Galatasaray'ın en etkili adamını sahadan sildi. .Nitekim Keita sinirden deli oldu ve kendini attırdı.Ne yalan söyleyeyim Carlos'tan bu kadar iyi bir oyun beklemiyodum.Müthiş disiplinli ve kontrollü oynadı sadece 1 kez ayağı kaydı geç kalarak Galatasaray'ın maçtaki tek pozisyonunu Aydın'a hazırladı. Aydın'da tıpkı Kazım gibi topu tribüne gönderdi.


Bir parantezde Arda'ya açmak istiyorum kendisini beğenirim ama hiç bir zaman abartıldığı kadar büyük bir oyuncu olduğuna inanmadım.Bu maçta bir kez daha kanıtladı düşüncemin doğruluğunu. Şimdi soruyorum "Arda ilk kez, ilk 11 de oynadığı maçtan bugüne ne kadar geliştirdi kendini sizce? İlk oynadığında da bu çocuk oyun zekası, bileklerine hakim olması ve iyi orta yapması ile parlamıştı. Bugüne kadar sadece biraz daha olgunlaştı bence.Allah aşkına bu kadar hücuma yakın ve genç bir oyuncu şut çalışmaz mı? Frikik çalışmaz mı ? Oyunu daha hızlı oynamak için biraz çabalamaz mı? Bilmiyorum belkide çalışıyodur. Demekki olmuyor.Birde artık bir büyük maçta oyna be Arda (Avrupa Şampiyonasındaki maçlar hariç orda zaten bizimkilere neler oldu kimse hala bilmiyor ama çok güzeldi be) yada oynama böyle devam et:)Dün gecede Rijkard 60 dakika dayanabildi Arda'ya.


Maça yine Alex damga vurdu Brezilyalı 2 sene önce attığı golü aynı kaleye tekrar yolladı 2 sene once arka direkte Ergün izliyodu dün de Hakan Balta pek değişen bişey yoktu aslında. Fenerbahçe golü bulunca Galatasaraylı oyuncular yine aynı moda girdiler ve maç 12. dk da bitti Galatasaray adına. İlk yarının skoru 1-0 dı.Maçın 53. dakikasında Leo Franco'nun peşpeşe yaptığı hatalar sonucu Fenerbahçe farkı ikiye çıkardı.56.dakikada Hakan Balta cevap verirken, son sözü hala nasıl bir golcü olduğunu anlamadğıım ama attımı birbirinden enteresan goller atan "klas!" golcü Guiza söyledi. Ayrıca Guiza'nın golden sonra Semih'e koşup sarılması çok manidardı. Maçta 3-1 bitti ve gelenek bozulmadı.






Maçtaki pankartlar,internetteki derbi geyikleride çok eğlenceliydi.Galatasaray'ın bu durumunu alaya alan espriler Fenerbahçe'nin Türkiye Kupası'na hasretine yapılan göndermelere çok benzerdi :)

Ne diyelim artık El Clasico 10 yaşında !








19 Ekim 2009

Derbi Gölgesinde Avrupa Lİgi (Derbiye Doğru)

Fenerbahçe, Gaziantep'e kaybetti. Galatasaray Trabzonspor'u yendi. Derbiye bir kala aradaki puan farkı ikiye indi. Ardından klasik Daum spekülasyonları "Alex derbide yok. Lugano yok." İki takımın da perşembe günü Avrupa igi maçları var ve kimsenin umrunda değil. Tüm gazeteler derbiden bahsediyor.





Önce Fenerbahçe Bükreş'de çıktı Stau'nun karşısına. Daum kendinden birkez daha ezber bozmadı ve alternatifleri dahi sakat olan oyuncuların yerine (Yahut Daum'un sakat olduğunu idda eden oyuncular yerine ) yeni isimler denemektense, kanat oyuncusu Kazımdan santrafor türetmeyi tercih etti. Anlaşılan Fenerbahçe kulübeye boşuna bu kadar yatırım yaptı. Hem zaten açk açık söylemişti Başkan hedeflerinin Lig Şampiyonluğu olduğunu. Böylece Daum derbiye istediği oyuncuyu saklyabilirdi. Öyle de yaptı. Nihayetinde de biz futbol severlere doksan dakikalık bir uyuklama seansı yaşattı.



Galatasaray ise Birbaşka Bükreş ekibi olan Dinamo ile İstanbulda karşıaştı. Fenerbahçe'ye oranla daha renkli bir kulübeye sahip olan Galatasaray Elano, Kewell ve Nonda ile başladığı maçı 4-0 a getirene kadar zevk verdi. Sonrası ise Fenerbahçe maçını düşünmekle geçti.


Geçtiğimiz hafta Galatsaray'ın derbiye mor forma ile çıkacağını açıklaması ban göre yönetimin oyunculara verdiği bir ultimaton. Zira Kadıköy deplasmanında, Fenerbahçeye üzerinde mor forma ile yenilmenin akabinde Fenerbahçe taraftarının geçeceği dalganın şiddetini tahmin etmek hiçde zor olmasa gerek.





Fenerbahce'nin haftasonu Gaziantep'de kaybettiği iki puan bana göre Galatasaray'lı oyuncuların iştahını kabartmaktan ziyade aradaki iki puanı koruma dürtüsü yaratacaktır ki bu da Galatasaray'ın en büyük handikaplarından biri gibi görünüyor. Zira her nekadar Galatasaray iyi kontra atak yapma potansiyeline sahip olsada, topun arkasında beklemeyi hiç beceremiyor. Bir de Kadıköyde Fenerbahçe'nin Galatasaray'a ne kadar kolay gol atığı düşünülürse; Galatasaray'ı bekleyen en büyük tehlike topun arkasında kalıp oyunun hakimiyetini Fenerbahçe'ye vermek olur.

Derbide en önemli faktörlerden biri de kafa yapısı. İki takımın oyuncularının, özellikle de yerli olanların yüzlerinden bile anlayabilirsiniz aradaki farkı. Fenerbahçe'li oyuncuların Kadıköydeki maçlardaki kendilerinden emin duruşları Galatasaraylıları çileden çıkaracak cinsten. Fenerliler biz burada yenilmeyiz modundalar. Galatasaray'lılarda ise daha top Fenerbahçeli oyuncuların ayağına değer değmez bir panik havası hasıl oluyor. Kalelerinde görecekleri ilk pozisyonun golle sonuçlanacağını ve maçın birdaha dönme ihtimalinin olmadığını düşünüyorlar. Belki de bu yüzden gitmeye yüz tutan hiç bir maç için doksan dakika boyunca dönme ümidi belirmiyor.
Geçen sezon oynanan maç geldi aklıma. Hatırlarsanız Galatasaray maça fırtına gibi başlamış Lincon'ün golüyle de bir sıfır öne geçmişti. Selçuk'un golünden hemen önce, diğer taraftan gelen ortaya, kafayı yine Selçuk vurmuş ve korner olmuştu. İşte o anda Galatasaray'lı oyuncuların bir anda yüzleri düşmüş, rahatsızlıkları ekranı kaplamıştı. Semih'in golü (yani Emre Aşık'ın kendi kalesine attığı gol) ise bence bu kafa yapısının sonucuydu.

Bütün bu gelişmelerin ışığının altında ben Galatasaray'ın maça daha gergin çıkacağını düşünüyorum. Maça istedikleri gibi başlayamadıkları takdirde Glatasaray'ın maçı onbir kişi bitirememe ihtimali çok yüksek. Tabi erken bulacakları bir gol ve ilk yarıyı önde bitirme ihtimali ise Fenerbahçe'nin ikinci yarıda eksik kalmasına sebeb olabilir.

Gönlüm tabi ki Galatasaray'dan yana. Favorim ise malesef Fenerbahçe. Umarım kırmızı kartların havada uçmadığı, Futbolcuların birbirlerini yumruklamadığı Galatasaray'ın Fener'den en az bir fazla attığı bol gollü bir derbi olur.