burak yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
burak yılmaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Aralık 2012

Şampiyonluk Yolunda bir Aslan s2e15


Fenerbahçe derbisi öncesi zorlu Sivas deplasmanından 3 puanla dönmek önemliydi. Henüz maçın başında 43. Saniyede gelen gol Galatasaray için moral oldu. Bu golden sonra özellikle maçın ilk yarım saatinde Sivasspor çok etkili oldu. Özellikle Erman Kılıç bulduğu pozisyonları değerlendirebilse bambaşka bir sonuç çıkabilirdi ortaya. Ancak beraberliği yakalamasına rağmen öne geçmeyi başaramayan Sivas bir anlık duraksamanın bedelini ödedi ve yeniden geriye düştü. Bu dakikadan sonra maçın başındaki temposunu yavaş yavaş kaybetmeye başlayan Sivas ikinci yarıya da temkinli başladı. Maçın 57. dakikasında Yekta'nın güzel pasına iyi hareketlenen Umut şık bir vuruşla topu ağlarla buluşturdu. Yekta, sadece goldeki katkısıyla değil maçın genelindeki güzel oyunuyla forma yarışında bende varım dedi. Bu sezon oynadığı bütün maçlarda çok faydalı olan Yekta derbi 11'ini belirlerken Terim'i epey zorlayacaktır. 

Braga maçında olduğu gibi bu maçta da Semih-Dany ikilisi çok iyi bir oyun ortaya koydular. Özellikle Dany çok kritik müdahalelerde bulundu ve sonuca direkt katkı yaptı. Bu uyum ve moral zorlu Fenerbahçe maçına olumlu yansıyacaktır. 

Geçen sezona oranla az pozisyon buluyoruz ama forvetlerimizin bitirici kimliği sayesinde çok gol atıyoruz. Ancak özellikle oyunu geride kabul eden rakiplere karşı neredeyse hiç pozisyon bulamadığımız maçlar oluyor ve önemli puan kayıpları yaşıyoruz. Bugün gerek erken bulduğumuz gol, gerekse hiç geriye düşmemiş olmamız galibiyeti getiren etkenlerdi. Yinede maçın ilk yarım saatindeki oyun düşündürücüydü. Neredeyse hiç topu ilerde tutamadık. Bu sıkıntıyı Umut Burak ikilisinin oynadığı bütün maçlarda yaşadık. Hakan Balta'nın formsuzluğuna önünde oynayan Amrabat'ın düşük savunma katkısı eklenince o kanattan çok pozisyon verdik. Bunların birinde Balta sarı kart gördü ve derbide cezalı duruma düştü. Tabii Hakan'ın form durumu düşünüldüğünde bunun ne derece ceza olduğu da tartışılır. 

Bugün net bir skorla kazanmamıza rağmen ben hala orta alanı üçlememiz gerektiğini düşünüyorum. Braga maçının ilk yarısında olduğu gibi bu maçın ilk yarım saatinde de orta saha üstünlüğü hep rakipteydi. Orta alanı üçlememiz hem defansı hem takımı hemde Selçuk'u rahatlatacaktır. Selçuk'un bu seneki etkisiz oyununun nedeninin rakibe orta alanda üstünlük kuramamamız olduğunu düşünüyorum. Geçen sene Elmander-Baros, Elmander-Necati ikililerinin orta alana katkıları tartışılmazdı ancak Umut-Burak ilerde top tutabilen orta alana yaklaşıp pas yapabilen forvetler değil. Bu yüzden rakiplerimize orta sahada bir türlü istediğimiz üstünlüğü kuramıyoruz. Bunu orta sahayı üçleyerek çözersek hem kolay gol yemeyeceğimize hemde hücumda daha etkili olacağımıza inanıyorum. Bunları sezon başından beri üçbinbeşyüzüncü kez söylüyoruz ama olsun. Kaybetsek de kazansak da biz gördüğümüzü söylemeye devam edeceğiz. 

6 Aralık 2012

Yaşasın Yeni Kral


Galatasaray ilk yarıda grup liderliğini garantilemiş, bir an önce bitse de gitsek havasındaki takım hüviyetindeydi. İlk devrede izleyenleri üzen şey takımın geride olması değil, oynanan oyundu. Taraftar Şampiyonlar Ligi özlemiyle turun heyecanını günler öncesinden yaşamaya başlamasına rağmen sahadaki oyuncularda bu heyecanın yarısı bile yoktu. O oyuna rağmen devreyi bir farkla geride tamamlamamız şanstı. Açıkçası Terim'den devre bitmeden hamle bekledim ama bütün sinirine rağmen devre sonuna kadar sabretti. Devre arasında Burak Şahin'le aramızda maçı değerlendirirken ikimizde orta sahanın güçlendirilmesi konusunda hemfikirdik. Benim beklentim Elmander ve Melo'nun çıkıp Yekta ve Amrabat'ın girmesi yönündeydi. Çünkü sahada geldiği günden beri en kötü oyununu oynayan bir Elmander vardı. Terim'de inanamamış olacak ki devre sonuna kadar sabretti kendisine. Nitekim Terim ikinci yarıya hem iki oyuncu değişikliği hemde diziliş değişikliği ile başladı. Orta alanı beşledi ve ilk yarıda rakibe bıraktığımız orta alan üstünlüğünü biz aldık. İki takım arasındaki kalite farkı da bu andan itibaren ortaya çıktı ve ihtiyacımız olan golleri atarak turu söküp aldık. 

Sezon başından beri istenilen oyunu birkaç maç dışında ortaya koyamayan Galatasaray için bu maçın kırılma maçı olduğuna inanıyorum. Sezon başından beri bu oyuncuların 4-4-2 dizilişinde etkili olamayacağını sürekli yazdık çizdik. Geçenlerde Terim'de Gs Tv'deki röportajında yeni oyuncuların 4-4-2 dizilişine uyum sağlayamadığından bahsetti ve gerekirse dizilişten vazgeçebileceğinin sinyallerini verdi. Ama puan kayıplarına rağmen ligde lider, Şampiyonlar Liginde tur şansımızın devam etmesi Terim'in B planını ertelemesine neden oldu. Terim nasıl geçen sene Gaziantep maçından sonra 4-3-3'den vazgeçip elimizdeki oyuncu tipine daha uygun olan 4-4-2'ye döndüyse bence bu maçın ikinci yarısından itibaren mevcut kadromuza daha uygun olan 5'li orta saha sistemine dönmüştür. Yani umuyorum öyle olmuştur. Eğer bu maçın ikinci yarısında olduğu gibi bundan sonra orta alanı kalabalık tutarsak, ligde galibiyet serisi yakalayarak farkı açacağımıza inanıyorum. 
Şampiyonlar Liginde bu sezon için hedeflediğimiz başarıyı yakaladık. Ancak söz konusu Galatasaray olduğu için hedef hep kupaya kadar gitmektir. Birkaç takviye ve şanslı bir kura ile çeyrek finalin hayal olmadığına inanıyorum. Biz Avrupa'da elde ettiğimiz başarıları hayal ederek ve inanarak kazandık. Bugün Avrupa'nın en önemli 3 kupasından 2'si müzemizdeyse bir an olsun tükenmeyen inancımız ve son saniyeye kadar gösterdiğimiz mücadeledendir. 

İnancın vücut bulmasıdır Galatasaray. Tebrikler Aslanlar. Tebrikler İmparator ve ekibi. 

Bugün attığı golle Galatasaray'da yeni bir kulüp rekorunu daha kıran Burak Yılmaz'ı bilerek sona bıraktım. Burak Yılmaz bugün attığı golle artık Galatasaray'da kendini kabul ettirmiş ve o bölgenin ilk sahibi olmuştur. Her ne kadar Galatasaray'da büyük oranda kabul görmüş olsa da kendisine muhalif belli bir kesim vardı. İşte bugünden itibaren artık tüm camiaya kendini kabul ettirdiğine inanıyorum. Muhtemelen Terim bundan sonra 5'li orta sahayı tercih edecek ve kendisi de ileri uçta tartışmasız ilk tercih olacaktır. Nitekim yazının başlığını da kendisine atfen yazdım. Yaşasın yeni kral. 

24 Eylül 2012

Şampiyonluk Yolunda bir Aslan s2e5



Takımımız STSL 5. Hafta mücadelesinde Akhisar Belediyespor'u Arena'da konuk etti. Zayıf rakibi karşısında rotasyona giden Terim, sürpriz denilebilecek bir kadro tercih etti. Zorlu maratonun başladığı dönemde rakibin zayıf olmasını fırsat bilen Terim, bütün oyuncuları hazır tutabilmek için daha önce fazla forma şansı bulamayan oyunculara yer verdi. Bu tip tercihlerin avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Forma bulamayan oyuncular için moral olsa da; ilerleyen maçlar için rehavet yaratabilir. 

Rakip Süper Lig kalitesinden uzak olduğu için antrenman havasında geçen bir maç olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle 3-0'ın ardından kedi-fare oyununa dönen bir maç seyrettik. Galatasaray ilk golü bulana kadar pozisyon bulmakta zorlandı. Bunun en önemli nedeni, forvetlerimizin önde top tutabilen isimler olmamasıydı. Özellikle Sercan top tutmak bir tarafa top kontrolünde bile sıkıntılar yaşadı. Önde top bizde kalmayınca rakip sahaya yerleşemedik. Sercan yerine Elmander'le başlasaydık daha fazla pozisyon bulup daha farklı bir skor yakalayabilirdik. Ancak, zorlu Manchester mücadelesi sonrası hedef 3 puan ve forma şansı bulamayan isimleri hazır tutmaktı. Bunda da başarılı olduğumuzu söyleyebiliriz. 

Maç antrenman havasında geçtiğinden takım değerlendirmesinden çok bireysel performans değerlendirmelerinin üzerinde durmak daha doğru olur. 

Muslera: Geçen sezon en iyi yaptığı şey topu oyuna sokmadaki başarısıydı. Bu sezonsa yaşadığı en büyük sıkıntı topu oyuna sokma olarak göze çarpıyor. Kaleciliği döneminde bu işi en iyi yapabilen isimlerden olan Taffarel'le çalıştığından kısa sürede bu sıkıntıyı aşacağını sanıyorum. Defans oyuncularına olduğu gibi kendisine de fazla iş düşmedi. 

Eboue: Kendisini üzmeyen isimlerden biriydi. Alıştığımız o kanat bindirmelerini fazla seyredemedik. Açıkçası ihtiyacımız da olmadı. O da bunun bilincinde olacak ki, kendini yıpratmamayı tercih etti. 

Dany: Topla oynamayı çok seviyor. Bu maçta da topla oynama sevgisi pahalıya mal olabilirdi. Topla gereksiz oynadığı birkaç pozisyon dışında kendisinden bekleneni yaptı. Riera'nın yaptığı pozisyon hatalarını kapatmakta kendisine düştü. Rakip ilerde çoğalamadığından bu görevi de yerine getirirken zorlanmadı. Artık rakip kim olursa olsun topla gereksiz oynama alışkanlığından vazgeçmesi gerek. Zaten Terim'de gerekli uyarıları yapacaktır. 

Cris: Kendisine fazla iş düşmedi. Takıma uyumu açısından böyle maçlar önemlidir. Konsantrasyonu üst düzeydi. Pozisyon hatası yapmadı. Hava toplarında başarılıydı. 

Riera: Bugün sol bekte Hakan Balta'nın yerine görev aldı. Rakip zayıf olduğundan o bölgede sırıtmadığını söyleyebiliriz. Buna rağmen pozisyon hatalarından dolayı rakip takım oyuncularını sık sık arkasına kaçırdığını gördük. Bu pozisyonları Dany'nin koşularıyla tehlike oluşmadan önledik. O pozisyon için iyi bir alternatif olabileceğini düşünmüyorum. 

Hamit: Maçın en iyilerinden biriydi. Rakibin zayıf olması konsantrasyonunu etkilemedi. Her şeyini ortaya koydu. Her hafta daha iyi oynamaya devam ediyor. Özellikle Manchester maçında gösterdiği performans göz kamaştırsa da henüz yüzde yüzle oynamadığını söyleyebiliriz. Çok kısa zaman sonra takıma çok daha fazla katkı verecektir. 

Melo: Geçen sezon ki performansını henüz yakalayamadı. Onun göstereceği performans takım için büyük önem taşıyor. Bu yüzden Fatih Terim ısrarla her maç 90 dakika oyunda tutuyor. Tehlikeli noktalarda ayağında topu fazla tutması rakibin defansımızı dengesiz yakalayıp pozisyon bulmasına davetiye çıkarıyor. Fizik olarak güçlendiğinde bunları da aşacaktır. Burak'ın golünde sırtı dönük pozisyonda Emre Çolak'a çıkardığı pas muhteşemdi. 

Selçuk: İyi mücadele etti. Takımın pas trafiğini kontrol etti. Rahat bir oyun ortaya koydu. Yıpratıcı Manchester maçından sonra bu tip maçları oynamak zordur. Takım rahat bir 3 puan alırken görevini başarıyla yerine getirdi. 

Emre Çolak: Sık sık göbeğe gelmesi kanat organizasyonlarımızı olumsuz etkiliyor. Fazla şey yapmaya çalışması hem kendini hem takımı olumsuz etkiliyor. Bir pozisyonda soldan bindiren Sercan yerine şutu tercih etmesi bunun göstergesi. Amrabat'ın fizik olarak hazır hale gelmesinden sonra 11'de şans bulabileceğini düşünmüyorum. 

Sercan Yıldırım: Halen top kontrolünü beceremiyor. Gol gelene kadar rakip sahada etkili olamamamızda top kontrolünü yapamamasının ve çok top kaybetmesinin payı büyüktü. Yinede attığı bir golün yanında bir golünde hazırlayıcılarındandı. Uzun maratonda zaman zaman forma şansı bulacaktır. 

Burak Yılmaz: Ne kadar iyi bir bitirici olduğunu bir kez daha gösterdi. 2 gol 1 asistlik performansıyla maçın yıldızıydı. Kadrosunda formda 3 golcüsü bulunan Terim ilerleyen haftalarda kadro seçiminde zorlanacaktır. Geçen sene yaşadığımız bitiricilik sıkıntısını Umut ve Burak'la aşmış görünüyoruz. Yinede Elmander'in 4-4-2 sistemi için ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar vurgulamakta yarar var. 

Amrabat: Sonradan oyuna girdi ve takımın hücum zenginliğini artırdı. Bu tip maçlarda gerek olmasa da, defansa katkı anlamında kendisini geliştirmesi gerektiğini Manchester maçında gördük. Hücum anlamında çok etkili olmasına rağmen defansa katkısı çok düşük. Fizik anlamında da 90 dakikayı kaldırabilecek seviyede değil. 

Aydın: Dengeli bir görüntü çiziyor. Oyuna girdiğinde ne yapacağı belli olmayan görüntüsünden uzaklaşmış, dengeli bir Aydın seyrediyoruz. Artık Aydın oyuna girdiğinde şunu yapar diyebiliyoruz. Bu da onun için çok önemli bir gelişme diye düşünüyorum. 

Yekta Kurtuluş: Hem sağ kanat hem de orta sahanın ortası için iyi bir alternatif olacağının sinyallerini veriyor. Sorrumluluk almaktan kaçınmıyor ve iyi mücadele ediyor. Zaten bu performansının ödülünü de sık sık forma giyerek alıyor. 

Önce Antalya sonra Akhisar üst üste rahat galibiyetler aldık. Bu da Süper Lig maçları için ilerleyen haftalarda konsantrasyon sıkıntısı ve rehavete neden olabilir. Bu tehlikeyi de takımın tecrübeli oyuncuları ve Terim'le bertaraf edeceğimize inanıyorum. Çünkü her puan altın değerinde.