manchester united etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
manchester united etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2012

BURAK'IN MANCHESTER'E ATTIĞI GOL


Grup kuraları çekildiğinde önce fikstürü görelim dedik. Çünkü Man UTD ile ne zaman oynayacağınız, Şampiyonlar liginde puan hesabı yapmanızdaki standart sapmadır. Hepimiz United'in gücünü de Sir Alex'in kafa yapısını da az çok biliyoruz. Geçen sezon ŞL de yaşanan büyük hezimetten sonra Kırmızılar işi sıkı tutacak ve muhtemelen ilk üç maçta dokuz puanı cebine koyacaklardı. Önemli olan bizim United'la ikinci maçı hangi hafta oynayacağımızdı.

Fikstürü gördüğümzade bir çoğumuz Fergusson'un eğer ilk tur maçlarında büyük bir sürpriz yaşamazssa İstanbul'a Rooney, Van Persie gibi büyk yıldızlarını getirmeyeceğni tahmin ediyorduk. Zira bu Fergusson'u Sir yapan, genç futbolcuları birer yıldıza dönüştürüp futbol dünyasının semaalarına asma özelliği  için olanak sağlayan en büyük fırsat. Premier lig'de fazlaca şans buamayan, Bir dönem yıldızı parlayıp şu anda ilk onbire giremeyen ya da gelecek için çok büyük ışıklar verip şimdilik o tecrübeye sahip olmayan bir çok oyuncuyu geçtiğimiz dönemlerde de tıpkı bugün olduğu gibi sahaya sürüp, Şampiyonlar Ligi gibi büyük bir arenada kimine sırf bu atmosferi yaşasın, kimine kaybettiği formayı geri alsın diye şans verdiği çok olmuştur.

Daha önce hem Fenerbahçe'nin hem Beşiktaş'ın karşısına yedek kadrolarla çıkıp üçer puan bırakan United, bukez de Galatasaray'ın karşısına yedeklerden kurulu bir takımla çıktı. Ve Terim, Fergusson'un bu ikramını değerlendirmeyi bildi.

Bugün ki onbirden sadece genç Rafael ile Kaptan Carrick son dönemde alışdığımız onbir de istikrarla forma giyen iki isimdi. Fergusson  Carrick'in yanına bir dönem ortasahanın değişmezi olan Fletcher' koyarak oyunu elinde tutmak istedi belli ki.İlk onbirde şans bulamasa da ülkemize gelmesi büyük olay olacak Anderson, Wellbeck, Hernandes gibi isimlerle de hucum ettti, gol aradı.

Evet sahada gerçekten çok önemli isimler vardı ama hiç biri bir Nani, bir Ferdinand, bir Vidic,bir  Rooney, bir Van persie değildi. Zaten bizi bu gün Manchester United'i yenmek değil, Braga ve Cluj maçlarına şanssız kaybettiğimiz puanları geri almak ilgilendiriyordu.

Sahadaki onbirimiz içinde aksayan tek isim sakatlığı henüz atlatamamış görüntüsü veren Elmander'di. Son haftaların formsuz ismi Eboue "nasıl olduysa bir anda toparlamış". Özellikle ikinci yarı müthiş bindirmeler yaptı. Melo yavaş yavaş kendine geliyor. Biraz daha az tutmalı ayağında topu. Melo'nun toparanması Selçuk'a da olumlu yansıyacaktır. Hamit yine sahanın en iyilerindendi. Amarabat da bu  sezon çok az gördüğümüz kadar efektifdi. Bazı pozisyonlarda gereksiz şut tercihleri oldu ama bu gün  onun varlığı Rafael'i kendi yarı alanında tutmayı sağladı ki bu da maçınn yıldızına yani Riera'ya büyük kolaylık sağladı. Şampiyonlar Ligi başladığından bu güne oynadığı üç maçta da kalbur üstü futbol oynayan tek futbolcu Albert Riera. Braga maçında da Cluj maçlarında da üst düzey futbol oynadı. Müthiş bindirmeler yaptı. Zaten tecrübesi hakkında konumaya gerek yok. Mükemmel top saklıyor. Topu ne zaman nasıl kullanacağını biliyor. Basit oynamayı seviyor. Ne bir saniye eksik ne bir saniye fazla top tutuyor. Bir hücum oyuncusu olduğu için normal olarak savunma sıkıntıları var. Yavaş yavaş dersek haksızlık olur. Ciddi bir süratle savunmasını geliştiriyor. Dany ve Semih'in hala kademe hataları varken, Riera tertemiz ters kademe yapabiliyo. Maşalah diyelim.

Burak Yılmaz'la ilgili bişey söylemek istemiyorum zira Türkiye'de santrafora bakış bi acayip. 5 maç 5  gol :)) 

Velhasıl Fergusson'un ikaramını iyi değerlendirdik. Man UTD yedek takımının kalitesi CLUJ dan bi gömlek üstündür diye düşünüyorum. Yani aynı ikramı Cluj değerendiremez. Muhtemelen Bragada alacağımız bir beraberlik bizi üst tura taşır.

No Way Out



Her puanın altın değerinde olduğu Avrupa arenasında Galatasaray ManU karşısında dengeli, akıllı ve sabırlı bir oyunla 3 puanı aldı. Son haftalardaki istikrarsız oyun böylesi kritik bir maç öncesi haklı olarak herkesi endişelendiriyordu. Ancak Galatasaray bu sezon belkide ilk defa Şampiyonlar Ligi seviyesinde oyun ortaya koydu. Özellikle bu sezon çok sıkıntı yaşadığı takım savunmasında bu maçta çok başarılıydılar. Sonradan sol bek Riera mükemmele yakın oynadı. Bununla birlikte haftalardır yokları oynayan Eboue yine çok iyi bir oyun ortaya koydu. Hücumda top kullandığı her pozisyonda etkili olduk. Yine defansta çok kritik müdahalelerde bulundu. Gereksiz top kullanmayı seven Dany bunları minimuma indirmiş göründü. Koşamayan tank Cris'ten sonra Semih'in önemini bir kez daha anladık ve ona güvenen bizleri utandırmadı. Takım için ne kadar önemli olduğunu gösterdi. 
Yine orta alanda Selçuk-Melo ikilisi eski günlere dönüş sinyalleri verdi. Melo krtitik müdahaleleriyle defanstaki arkadaşlarının yükünü azaltırken hücuma da önemli katkı sağladı. Aylar sonra fizik olarak da iyi bir görüntü verdi. 
Hamit takımın oyun içindeki lideri görünümünde. Sorumluluk almaktan kaçmayıp elinden gelen her şeyi sahaya yansıtıyor. Özellikle bu tip maçlarda tecrübesiyle takıma çok önemli katkılar veriyor. 
Amrabat geldiği günden beri belkide en iyi oyununu ortaya koydu hücum etkinliğinin yanında defansa katkısını da artırdığını gördük. 
Elmander'in öyle ciddi bir sakatlıktan bu kadar kısa bir sürede kurtulması bile mucizeyken bu seviye bir maç oynayabilmesi takdire şayan. Ancak fizik olarak henüz hazır görünmedi. Buna rağmen topun önde kalmasına önemli katkılar sağladı ve orta sahanın yükünü azalttı. 
Burak meziyetlerine sürekli bir yenisini ekliyor. Özellikle artan hava topu etkinliği onun azmini ve kendini geliştirme isteğini yansıtıyor. Her geçen gün komple bir forvet oyuncusu olma yolunda ilerliyor. Kendisini eleştirebilirsiniz herkes hatalar yapıyor ancak böylesi bir golcüye herkesin saygı duyması gerekir. 
Sonradan oyuna giren Engin fizik olarak hazır görünmese de, oyun zekasıyla topun bizde kalmasını sağladı ve tempoyu belirleyen isimlerden biri oldu. Kısa zamanda hazır hale gelecektir. 
Emre Çolak oyunda olduğu dakikalarda neredeyse hiçbir şey vermedi. Rotasyon içinde değerlendirilebilir ama kendisinden ümidi kestiğimi söyleyebilirim. 
ManU yedeklerle gelmiş diye küçümseyenler olabilir ancak biz İngiltere'deki ilk maçta da başa baş bir oyun ortaya koymuştuk. Kaldı ki bugün ideal 11'yle sahada olsalar belkide bu kadar direnç gösteremeyebilirlerdi. Çünkü oyuncuların konsantrasyonu çok düşük olurdu ve mücadeleden kaçınabilirlerdi. 
Artık ipler elimizde ve Braga'ya mağlup olsak bile gruptan çıkma ihtimalimiz var. Çünkü Cluj'un İngiltere'de ManU'yu yenebileceğini sanmıyorum. O yüzden Portekiz'de sabırlı, dengeli ve akıllı oyunumuzu tekrarlarsak diğer maçın sonucunu beklememize bile gerek kalmaz. 
Dileyelim bu güzel oyun, bu güzel galibiyet bir serinin başlangıcı olsun ve Galatasaray inişli çıkışlı grafiğine son versin. 

20 Eylül 2012

Avrupa'da bir Aslan


Aslan ait olduğu yere, yani Şampiyonlar Ligine 6 yıl aradan sonra Manchester United mücadelesiyle döndü. Türk futbolunun yine Avrupa futbolunun gerisinde kaldığı bir dönemde hepimizin beklentisi tarihin tekerrür etmesi yönündeydi. Türk futbolunun kaderini değiştiren 1993 yılındaki o maç halen hafızalarımızdaki yerini korurken bir yeni zafer neden olmasın diyorduk. Ancak hakem Stark, daha ilk dakikadan maça damgasını vurdu ve olası bir Galatasaray zaferine izin vermedi. Hakem skoru belirleyen isim olsa da, muhteşem bir oyun ortaya koyduğumuzu düşünüyorum. Hakeme rağmen puan veya puanlar alabilirdik ama olmadı. Zaten grupta hesaplar yapılırken deplasmandaki Manchester mücadelesine puan yazdığımızı sanmıyorum. 

Maça tamda Terim'in maç öncesi işaret ettiği gibi hücum başladık. Daha ilk dakikadan Umut-Burak ikilisiyle pozisyon bulduk. Hakem Umut'un pozisyonunda penaltıyı verebilse, bambaşka bir sonuçta ortaya çıkabilirdi. O pozisyonun ardından on dakika müthiş bir baskı kurdu Manchester ve golü de buldu. Golün ardından erken bir değişikliğe gitti takımımız ve Umut'un yerine Elmander oyuna girdi. Bu değişikliğin ardından oyunda dengeyi kurduk. Amrabat ve Hamit'inde kanat değiştirmesiyle Manchester'ın hayat damarı kanat organizasyonlarını kestik. Bu dakikadan sonra da oyunda üstünlüğü elimize aldık. İlk yarı sonunda daha fazla topla oynayan, daha fazla gol pozisyonuna giren taraf Galatasaray'dı. Old Trafford'da Manchester'a karşı pozisyon sayısında ve topla oynama yüzdesinde üstünlük kurmak hiç kolay değildir. Bunu yapabilmemiz bizim için çok önemliydi. İstatistikler skora yansımamış olabilir ancak gelecek için umut verdi. 

Terim'in Umut-Burak tercihinin hatalı olduğunu düşünüyorum. İlk dakikalarda baskı yememizin en büyük nedeni de; bu ikilinin önde top tutamaması ve Manchester takımının geride oyun kurmalarına müsaade etmeleriydi. Elmander'in girmesiyle top Manchester yarı sahasında daha fazla kaldı. Bununla birlikte Elmander'in top rakipteyken hemen topun arkasına geçmesi ve yaptığı pres rakibin geride rahat oyun kurmasına mani oldu. Sonucunda da baskıyı kırdık ve oyunu rakip sahaya yığdık. Bu oyun anlayışında Elmander'in değişmez olduğunu acı bir tecrübeyle bir defa daha görmüş olduk. Elmander'in ilerde top tutabilmesi, top indirebilmesi, top rakipteyken rakibin geriden rahat oyun kurmasını engellemesi kendisini değişmez kılan özellikleri. 4-4-2 sisteminde uçtaki ikilinin değişmez ismi olmalı özellikle zorluk derecesi yüksek maçlarda. Geriye yaslanan Anadolu kulüplerine karşı Umut-Burak tercih edilebilir ancak üst düzey mücadelelerde Elmander mutlaka olmalı. 

Melo'nun henüz formunu yakalayamamış olması Selçuk'un verimini de düşürdü. Eğer Melo eski formunda olsaydı, Selçuk'u hücumda daha fazla kullanabilirdik ve belkide hak ettiğimiz puan yada puanları alabilirdik. Her şeye rağmen bu takım hazır olduğunda neler yapabileceğinin ipuçlarını verdi. Braga ve Cluj maçlarında konsantrasyon sorunu yaşamazsak gruptan çıkacağımıza inanıyorum. 

Hamit her geçen gün iyiye gidiyor. Bu maçta da çıkışını sürdürdü ve iyi bir oyun ortaya koydu. Semih ve Dany ikilisinin performansı da beklenenin çok üzerindeydi. Semih Van Persie'ye nefes dahi aldırmadı. Sahadan sildi desek yanlış olmaz. Görevini en iyi şekilde yaptı. Dany pozisyon hataları yapsa da çok iyi oynadığını söyleyebiliriz. Özellikle maçın son bölümünde kusursuz bir oyun ortaya koydu. Pozisyon bilgisini ve topu oyuna sokma becerisini geliştirdiği takdirde uzun yıllar defansın değişmez ismi olabilir. Takımın en zayıf halkası yine Hakan Balta olarak dikkat çekti. Özellikle maçın başında Amrabat'ın defansa katkı vermemesiyle yalnız kaldı ve o kanattan çok pozisyon verdik. Hamit'le Amrabat'ın kanat değiştirmesiyle o kanatta da dengeyi sağladık. 

Muslera gibi bir kaleciye sahip olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzu söylemeye gerek dahi yok. Kurtardığı penaltı bir tarafa kritik kurtarışlarıyla da takımı oyunda tutan isimdi. 

Nitekim uzun bir aradan sonra çıktığımız Şampiyonlar Ligi'nde önemli işler yapabileceğimizin sinyallerini verdik. Büyük bir talihsizlik yaşamazsak da bir üst tura çıkacağımıza inanıyorum. Yenilmemize rağmen gösterdiğimiz performans üst düzeydi. Alamadığımız puan veya puanlara üzülürken Old Trafford stadyumunda Manchester United ile oynadığımızı unutmamakta yarar var. Arena'da oynanacak maçta Manchester'ı elimizden hakem bile alamayacaktır. 19 yıl önceki maçta Ali Sami Yen'in atmosferini unutamayan Sir Alex Ferguson ve talebeleri yeni mabedimizi de unutamayacaklardır.